Ağız kokusu insanlar tarafından genel sağlık probleminden çok sosyal bir problem olarak tanımlanır. Günümüzde en medeni toplumlarda dahi oldukça karşılaşılan bir problemdir. Sosyal olarak algılanması ile birlikte, genelde bireyi doktora gitmeye sevk eder.
Ağız kokusunun sebebi fizyolojik veya patolojik nedenlere dayanır.
Fizyolojik ağız kokusu; yeme alışkanlıklarına, koku veren gıda tüketimlerine, sindirim sisteminde oluşan atık gazlara, yanak, dil ve mukozada üreyen bakterilerin oluşturduğu kokulara bağlı olabilir.
Patolojik ağız kokusunda ise esas olan bir iç organda olan bozukluğa bağlı durumdur. Bu koku oluştuğu organa göre spesifiktir. Şeker hastalığında aseton kokusu, böbrek yetmezliğinde ise balık kokusu gibi kokular buna örnek gösterilebilir. Ağız içinde oluşabilecek çürük, kist gibi patolojilerde ağız kokusunun birincil nedenlerindendir.
Ağız kokusu şikâyeti ile hekime başvuran hastaların öncelikle ağız içi, en ince ayrıntısına kadar muayene edilmelidir. Plak birikimini kolaylaştırabilecek taşkın dolgu veya protezler, temizlemeyi zorlaştırabilecek diş çapraşıklıkları ve çürük diş dokuları, kolayca bakterilerin üreyebileceği bir ortam yaratacaklarından, zamanla ağız içinde sürekli bir koku kaynağı haline geleceklerdir.
.Ağız içinde gömük, yarı gömük dişlerin çekilmesi, çürüklerin temizlenmesi, taşkın dolgu ve kaplamaların değiştirilmesi, ağız kuruluğu varsa bunun giderilmesi için çalışılması, temizlik yaparken diş ipi kullanılması ve muhakkak dil üzeri ve çevresinin temizlenmesi gibi önlemler ağız içi kaynaklı kokuları çok yüksek oranda ortadan kaldıracaktır.
Bu aşamadan sonra koku hala devam ediyorsa sistemik rahatsızlıklar düşünülebilir. Mide, böbrek rahatsızlıkları, karaciğer ve metabolizma bozuklukları açısından öncelikle bir dahiliye uzmanı tarafından muayene edilmek, çözüme giden yolda bir sonraki adım olmalıdır.
Benzer Yazı Yok.

